Showing posts with label life. Show all posts
Showing posts with label life. Show all posts

12.5.12

Die Slowly / Yavaş ölürler by Pablo Neruda

by
Pablo Neruda
He who becomes the slave of habit,
who follows the same routes every day, 
who never changes pace, 
who does not risk and change the color of his clothes, 
who does not speak and does not experience,
dies slowly.

He or she who shuns passion,
who prefers black on white, 
dotting ones "it’s" rather than a bundle of emotions, the kind that make your eyes glimmer, 
that turn a yawn into a smile, 
that make the heart pound in the face of mistakes and feelings,
dies slowly.

He or she who does not turn things topsy-turvy, 
who is unhappy at work, 
who does not risk certainty for uncertainty, 
to thus follow a dream, 
those who do not forego sound advice at least once in their lives, 
die slowly.

He who does not travel, who does not read, 
who does not listen to music, 
who does not find grace in himself, 
she who does not find grace in herself, 
dies slowly.

He who slowly destroys his own self-esteem, 
who does not allow himself to be helped, 
who spends days on end complaining about his own bad luck, about the rain that never stops, 
dies slowly.

He or she who abandon a project before starting it, who fail to ask questions on subjects he doesn't know, he or she who don't reply when they are asked something they do know,
die slowly.

Let's try and avoid death in small doses, 
reminding oneself that being alive requires an effort far greater than the simple fact of breathing.

Only a burning patience will lead
to the attainment of a splendid happiness.

9.3.12

A New Beginning?

There has been some changes in my life last months, but I did not share any of them. I have quite a happiness and hope to share with the world still, even if the world is not very generous to help me.
Writing more frequent in my blog is an issue that I am thinking about for a long time already. I was considering it as a New Year's Resolution. Unfortunately this post will be the first one after quite a long interval.
I want to start with a very soft topic as a starter... Thanks for reading and following my blog...
---
08/03/2012, Istanbul.

29.11.09

Roll is over...

:(
Son 13 yılımı paylaştığım "Roll" artık yok... Evdeki Roll sayıları sadece 140 tane olmakla yetinecek. Roll insanları bir veda sigarası yaktı, bir veda "kalem"i yaktı bile... Umarım yolları açık olur ve yakında tekrar görüşürüz. Turgut Uyar'dan yaptıkları son "roll"lama selamımdır;
“Efendimiz acemilik. Bir taş alacaksınız, yontmaya başlayacaksınız. Şekillenmeye yüz tutmuşken atacaksınız elinizden. Bir başka taş, bir başka daha. Sonunda bir yığın yarım yamalak biçimler bırakacaksınız..."
~~~~~
Living a life of my own...
...

*^"#+&*

13.8.09

"Küçük Prens"ten -1

Küçük Prens /Le Petit Prince - Antoine de Saint-Exupéry

...
Küçük prens güllere bir kez daha bakmaya gitti.
“Hiçbiriniz benim gülüm gibi değilsiniz. Çünkü henüz hiçbiriniz evcilleşmediniz. Ve siz de hiç kimseyi evcilleştirmediniz” dedi onlara. “Siz tıpkı tilkinin benimle karşılaşmadan önceki hali gibisiniz. Dünyadaki binlerce tilkiden yalnızca biriydi o. Ama ben onunla dost oldum ve şimdi artık o özel bir tilki.”
Güller bu duyduklarına çok bozuldular.
“Evet, güzelsiniz. Ama boşsunuz. Sizin için kimse yaşamını feda etmez. Yoldan geçen herhangi biri, benim gülümün de size benzediğini söyleyebilir. Ama benim gülüm sizin her birinizden çok daha önemlidir. Çünkü ben onu suladım. Ve onu camdan bir korunakla korudum. Önüne bir perde gererek rüzgarın onu üşütmesini engelledim. Tırtılları onun için öldürdüm ( ama birkaç tanesini kelebek olmaları için bıraktım). Onun şikayetlerini ve övünmelerini dinledim. Ve bazen de suskunluklarına katlandım. Çünkü o benim gülüm.
Bunları söyledikten sonra tilkinin yanına döndü.
“Elveda” dedi.
“Elveda” dedi tilki de. “Ve işte sırrım: Bu çok basit. İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”
“Temel olan şeyi gözler göremez” diye tekrarladı küçük prens. Öğrendiğinden emin olmak istiyordu.
“Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir” dedi küçük prens.
İnsanlar bu en önemli gerçeği unuttular. Ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeye karşı her zaman sorumlusun. Gülüne karşı sorumlusun."
Gülüme karşı sorumluyum” diye tekrarladı küçük prens, öğrendiğinden emin olmak için. Sonra yoluna devam etti.
...
~~~~~~
Living a life of my own...
Life goes on somehow...
More responsibilities added on every new day...
...

*^"#+&*

28.7.09

Being defeated...

"Being defeated is often a temporary condition. Giving up is what makes it permanent."

- Marilyn vos Savant

*^"#+&*

3.1.09

"Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır!"... Mustafa Kemal ATATÜRK

"... Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışların bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkar etmek olur... Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar... "

Mustafa Kemal ATATÜRK
~~~~~~
Living a life of my own...
...

*^"#+&*

29.12.08

Prisoner of Society

by The Living End

Well we don't need no one to tell us what to do
Oh yes we're on our own
And there's nothing you can do
So we don't need no one like you
To tell us what to do

We don't refer to the past
When showing what we've done
Our generation gap
Means the war is never won
The past is in your head
THE FUTURE'S IN OUR HANDS!

Cos I'm a brat
And I know everything
And I talk back
Cos I'm not listening
To anything you say

And if you count to 3 (one, two, three)
You'll see it's no emergency
You'll see I'm not the enemy
Just a Prisoner of Society

Well we don't need no one to tell us what to do
Oh yes we're on our own
And there's nothing you can do
So we don't need no one like you
To tell us what to do

Cos I'm a brat
And I know everything
And I talk back
Cos I'm not listening
To anything you say

And if you count to 3 (one, two, three)
You'll see it's no emergency
You'll see I'm not the enemy
Just a Prisoner of Society

(GO!)

Well we don't need no one to tell us what to do
Oh yes we're on our own
And there's nothing you can do
So we don't need no one like you
To tell us what to do

We don't refer to the past
When showing what we've done
Our generation gap
Means the war is never won
So we don't need no one like you
To tell us what to do

Cos I'm a brat
And I know everything
And I talk back
Cos I'm not listening
To anything you say

And if you count to 3 (one, two, three)
You'll see it's no emergency
You'll see I'm not the enemy
Just a Prisoner of Society

Society, Society
Society, Society
Society!
~~~~~~
Living a life of my own...
...

*^"#+&*

28.12.08

Wait for the Sun

by Hi Standard

I'm just a boy who makes mistakes.
Sometimes I feel like kicking my own rump.
Have no money, but big dreams.
Fight my way and wait for the sun.

Yes I still believe!
Wait for the sun...

Don't make light of me.
Don't make light of me.
I win by all means.
I shall never give up.
Draw my chin, in a fighting pose.
Keep breathing through till I fall down.
Nothing gives me more pleasure than change the world!...

~~~~~~
Living a life of my own...
...

*^"#+&*

20.12.08

DAHA GÜZEL BİR DÜNYA İSTİYORUZ!

-Aleksis Grigoropulous’un anısına…/ Remembering Alexandros Grigoropoulos...-

Bize yardım edin

Terörist, anarşist değiliz

Sizin çocuklarınızız!

Hayal kuruyoruz…


Öldürmeyin hayallerimizi

Hız aldık…

Kesmeyin hızımızı

Hatırlayın…



Bir zamanlar siz de gençtiniz

Şimdi paranın peşindesiniz, sırf gösteriş ilgilendiriyor sizi

Şişmanladınız, saçlarınız döküldü

Unuttunuz her şeyi


Bizi desteklemenizi beklerdik

İlgilenmenizi…

Bir kere olsun iftihar etmenizi bizimle

Boşuna…


Yalan hayatlar yaşıyorsunuz, başınızı öne eğdiniz

Pantolonlarınızı bile indirdiniz

Öleceğinizi günü öyle bekliyorsunuz

Hayal kurmuyorsunuz, âşık olmuyorsunuz, yaratıcı değilsiniz


Sadece satın alıyor ve satıyorsunuz

Her yerde maddecilik… Sevgi yok.

Sahici olan hiçbir şey yok hiçbir yerde

Nerede velilerimiz… Nerede onca sanatçı

Niye bizi korumak sokaklara dökülmüyorsunuz

Öldürüyorlar bizi burada

Yardım edin


İmza: Çocuklar


Not: Daha fazla gaz bombası fırlatmayın bize. Biz kendiliğinden ağlamasını da biliriz.


(Yunanistan’dakiler başta olmak üzere, dünyanın tüm "güzel" insanlarına ve çeviri için Yorgo Kırbaki’ye teşekkürler...)

Başka bir dünya mümkün! / Another world is possible!

Dünyanın tüm hayal kuranlarına selam olsun…

20 Aralık 2008 - Daha güzel bir dünya için dayanışma!!!

~~~~~~
20/12/2008
Living a life of my own...
...

19.11.08

Mesnevi'den Notlarım

Dünyanın bütün güzel yüzlüleri, bizden güzellik çaldı; hepsi de zerre zerre bizim güzelliğimizi, bizim ihsanımızı gördü.

---

Biz doğu tarafına da gitmeyiz batı tarafına da. Biz durmadan ezel güneşine doğru adımlar atar dururuz.

---

Ey yolcu! Aklını başına al, seferin nereye? Hangi diyara gitmek istiyorsun? Nereye gidersen git, sen bizim gönlümüzdesin. Denizden uzak düşmüş bir balık gibi o denizin gamını daha ne kadar çekeceksin? Kupkuru olmuş dudakların ne zamana kadar denize hasret ve ayrılıktan şikâyet incilerini âleme saçacak.

---

Arayan aradığını bulsun diye yerden ne biterse ihtiyaç sahibi için biter.

---

Çamurdan yapılmış kuşuz! Bir nefes üfür de, seyret göklere yükseldiğimizi bizim.

---

Su gibi, şu çamur içinde hapsolup kaldın! Bedenin aslı olan balçıktan ne vakit tertemiz, arınmış olarak çıkacaksın…

---

“Damarlarım attıkça, canım bedenimde oldukça kaçmaktayım.”


Kaçarken kendimi de beraberimde götürdüğüm için kurtulmama imkân yok.

Bu yüzdendir ki, benim işim kıyamete kadar durmadan kaçmaktır, kaçmak…

Zaman doğurmaya başlar, zaman doğurmaya başlar.”

---

Ne olduğu bir türlü bilinmeyen aşkın, ne olduğu bilinmeyen hali budur.

Bu gözyaşları neden akıyor bilinemez.

Sevilenlerin rengini gör, sevilenlerin rengine bak!

Bu iki güzel renk; işte o rengi olmayan camdan.

Gökyüzü de her an yeryüzüne, şu kara toprağa binlerce renk bağışlar, ama bu renkler ne yeryüzünün rengine benzer ne de gökyüzünün.

Çünkü rengi-i aşk renksizdir.

Nakışın aslı nakışsızdır.

Çünkü hangi aslı harfsizdir, nakdin aslı madendir.

---

MEVLANA

~~~~~~
Living a life of my own...
...
*^"#+&*

4.11.08

CHANGE

We Believe In!

The election day in USA finally came... This is the moment that we, the citizens of the world, also are waiting for a long time...

I believe in the change that Barrack OBAMA can create in this poor planet... I hope that he will be working to make this planet a peaceful place in equality and harmony.

At least the hope for good sounds cool!

Let's see what will come out tomorrow... :)

~~~~~~
Living a life of my own...
...

*^"#+&*

20.10.08

It's time to get drunk!

"It is essential to be drunk all the time. That's all: there's no other problem. If you do not want to feel the appalling weight of Time which breaks your shoulders and bends you to the ground, get drunk, and drunk again. What with? Wine, poetry, or being good, please yourself. But get drunk... And if now and then, on the steps of a palace, on the green grass of a ditch, in the glum loneliness of your room, you come to, your drunken state abated or dissolved, ask the wind, ask the wave, the star, the bird, the clock, ask all that runs away, all that groans, all that wheels, all that sings, all that speaks, what time it is; and the wind, the wave, the star, the bird, the clock, will tell you: 'It is time to get drunk!' If you do not want to be the martyred slaves of Time, get drunk, always get drunk! With wine, with poetry or with being good. As you please..."

/ "
Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda: tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi topraga dogru çeken zaman'ın korkunc agırlığını duymamak için, durmamacasına sarhos olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle, ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun."

Charles BAUDELAIRE, 1866

~~~~~~

Living a life of my own...
...
*^"#+&*

5.10.08

4.10.08

Ya bardak olacaksın ya da göl...

Ustalarin ciraklarina sadece edindikleri meslegi, zanaati degil hayati da ogrettikleri, en genis ve gercek anlamiyla ogretmen olduklari donemde Hintli bir ahsap ustasi yasiyordu.
Bu ustanin ciragi buyudu, ahsap islemeyi ve hayati ogrendi, kendi isini kurup baslatti. Bir sure sonra dostlarindan biri oglunu getirdi, ustadan onu yanina cirak almasini istedi.
Fakat bu cirak surekli yakinip duran, her seye bozulan bir cocuk cikti.
Tahta getirmeye gidiyor, dondugunde ellerine kiymik battigindan uzun uzun
yakiniyordu. Bir is teslim etmeye gidiyor, dondugunde yoldan,sicaktan,
musterinin tavrindan yakiniyordu.
Usta cocuga bir seyler anlatmaya calisiyordu ama sozlerinin hicbir etkisi olmuyordu.
Bir gun usta ciragini koye tuz almaya gonderdi.
Cirak ustasinin soyledigi gibi, tuzu alip dondu. Usta bir bardak su getirmesini soyledi. Cirak bir bardak suyu da getirdi.
Usta, Simdi o tuzu suyun icine at' dedi. Cirak ustasinin soyledigini yapti.
Sonra usta 'Simdi o suyu ic' dedi. Cirak suyu icti ve tabii ki icer icmez de tukurdu. Ofkeyle ustasina bakarken, usta 'Nasildi tadi' diye sordu. Cirak nefretle, 'Cok aci' dedi.
Usta cocuga 'Tuzu yanina al gel, gidiyoruz' dedi. Cirak ustasinin pesine takildi. Bir sure sonra civardaki golun kiyisina geldiler.
Usta ciraga 'Butun tuzu gole dok' dedi. Cirak soyleneni yapti.
Usta 'Simdi golun suyundan ic' dedi. cirak icti.
'Suyun tadi nasildi' diye sordu usta. cirak, 'cok guzeldi' dedi.
'Peki tuzun acisini hissettin mi' diye sordu bu kez de.
cirak 'hayir' dedi.
Usta ciragi karsisina oturtup anlatti:
'Hayattaki butun olumsuzluklar iste bu bir avuc tuz gibidir. Eger sen kucuk bir bardak su isen, nasil tuzun butun acisini tattiysan, hayatin butun olumsuzluklarindan da oyle etkilenirsin. Eger sen kisiliginle ve gonlunle bu onumuzdeki gol gibi isen, hayatta karsilasabilecegin butun olumsuzluklar seni, o bir avuc tuz golun suyunu nasil etkilediyse oyle etkiler, bir bardak suda tattigin aciyi vermez sana.

Secim senindir :

"Ya bardak olacaksin ya da gol..."'
~~~~~
(Nursemin Akkaş'a teşekkürlerimle...)

18.9.08

World Contraception Day



26th September 2008
"Your Life, Your Body, Your Choice"

World Contraception Day is the first-ever international awareness campaign aiming to reduce the high levels of unintended pregnancy that occur every year.

World Contraception Day is an international campaign to educate couples about the importance of contraception and reproductive health. The goal is to foster informed choices about contraceptive options and usage and to reduce unplanned pregnancy and abortion.

Did you know that each year in the developing world:

  • 137 million women who don’t want to become pregnant are not using contraception.

  • 76 million unplanned pregnancies occur.

  • 36 million pregnancies end in abortion.

  • Births resulting from unplanned pregnancy contribute unnecessarily to health risks for mothers and children, to the cost of raising families, and to the adverse impact of population growth.

The Population Council conducts research to develop contraceptives and to better understand the factors influencing access to and decisionmaking around contraceptives.

"Your Life, Your Body, Your Choice"

This life is ours... We can give our decisions and we can choose... In the end we can bear the consequences...
I for one am going to try to use as many different forms of contraception tomorrow as possible... Wish me luck...
s23n!
~~~~~~
Living a life of my own...
...
*^"#+&*

12.9.08

Vurmak için doğmadım ben...

Size sayın Bakanım
Döktürdüm bu mektubu
Belki de okursunuz
Birazcık vakit bulup

Askerlik kartlarım
Demin geçti elime
Çarşamba son günüm
Gitmek için cepheye

Ama sayın Bakanım
Bunu yapmak istemem
Zavallı insanlar
Vurmak için doğmadım ben

Boris VIAN
* Savaş, çok önemli bir sosyal olgudur, çünkü katılanlar, saf ve mükemmel bir şekilde hedeflerine yönelerek ceset statüsüne ulaşırlar. Ama savaş da çözüm değildir, çünkü insanlar çoğunlukla ölmez.

* Bir gün kimsenin geri dönmediği bir savaş yapılırsa, işte o zaman ancak en sonunda iyi bir savaş olmuş demektir.

• Bir diş gibidir yaşam

Bir diş gibidir yaşam,
Ne olduğu düşünülmez ilkin,
Öğütmekle yetinilir.
Bir de bakarsınız çürümüş bir gün,
Sızlar, önemsenir.
Kaygı, özen, bakım
Ve tamamen iyileşebilmeniz için,
Koparılıp alınması gerek elinizden yaşamınızın

...

8.9.08

Fırtınada uyuyabilirim...

Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur diyorlardı.

Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'. Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çares iz adamı işe aldı. Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar

Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk! Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı.

Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı: 'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'

Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir)
haz ırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.
Sevgiyle kalın.
KIZGINLIKLA KARAR ALMAYIN, MUTLULUKTAN UÇTUĞUNUZDA SÖZ VERMEYİN. İKİSİ DE SARHOŞLUK ÂNIDIR, AKIL BAŞTA DEĞİLDİR.
~~~~~~
(Nursemin Akkaş'a teşekkürlerimle...)

14.5.08

To be Karl Marx?

Karl MARX
German political Philosopher and revolutionary, 1818-1883

“Workers of the world unite; you have nothing to lose but your chains.”


To be Karl Marx?


While relatively obscure during his time, his theories and writing became hugely influential after his death. Like Marx, to be interested in revolutions and the economy, and to write a text as influential as the Communist Manifesto...

"Let the ruling classes tremble at a communist revolution. The proletarians have nothing to lose but their chains. They have a world to win. Workingmen of all countries, unite!"

“The philosophers have only interpreted the world, in various ways; the point, however, is to change it”

~~~~~~
Living a life of my own...
...

*^"#+&*

7.4.08

Yasam tavsiyeleri...

Bugün Taner Özdeş'in geçtiğimiz haftalarda Yenibiris'de yayınlanan makalesini okudum. Ustad izlediği "The Bucket List/Şimdi Yada Asla" (Rob Reiner) adlı filmden yola çıkarak güzel hayat tavsiyelerine ulaşmış. O makaleden alıntılıyorum...


"Bugün bir elemanım bana şunu sordu: “İnsanın mutluluğunda para ne kadar önemli?” Ben de, paranın mutlulukta ana neden olmadığını, yeterli seviyede para sahibi olmanın, insanın mutluluğu için yeterli olacağını söyledim. Bu filmi yazmamın temel nedeni yeni nesillere faydalı olmak, yol göstermek.

Tavsiyelerimi ise şöyle sıralayabilirim:

- Ne yaparsanız yapın, önce verin, sonra talep edin.

- Vermenin zenginlik olduğunu, almaktan daha önemli bir değer olduğunun bilincinde olun.

- Çok paranın mutluluk getirmediğini, esas mutluluğun ve gücün içinizde olduğunu bilin.

- Verdiğimiz sürece alacağınızı, paylaştıkça kendimizi daha çok seveceğinizin bilincinde olun.

- İnsanı hayatta mutlu eden şeylerin, çok ufak ve basit şeylerden ibaret olduğunu, bu değerleri para ile satın alamayacağınızı bilin.

Filmde ölmeden önce yapılması gerekenlerin listesinde en çok hoşuma giden 3 maddeyi de sizinle paylaşmak istiyorum:

- Hiç tanımadığın bir insana karşılıksız yardım etmek.

- Gözünden yaş gelene kadar gülmek.

- Dünyanın en güzel kızını öpmek. (Film kahramanı uzun zamandır görmediği torununu öpüyor!)

Hayatı doya doya yaşayın… Hayattan keyif almak ve gerçek mutluluğu tatmanın almaktan veya çok para sahibi olmaktan değil, insanlara yardım etmekten, mutlu etmekten, vermekten, paylaşmaktan kaynaklandığını unutmayın."

Mutluluğumuz daim olsun...
~~~~~~
Living a life of my own...
...

*^"#+&*

1.4.08

Does the agenda ever change?

A comparison between two “8th March”…

Notes from the popular news in agenda of Turkey on 08/03/2007;

- Access to YouTube is banned again for internet users in Turkey by public court due to a video insult on Turkish Republic.
- International Women Day – Less Violence, More Participation? No Development…
- Lokmacı Gate/Ledra Gate is to be down on Greek side of Nicosia.
- The Evaluation Report about the journalists and newspapers of Turkey by Turkish Armed Forces is revealed.
- Two plans of military intervention 2004 in Turkey is revealed.
- New soldier and rebel killings in southeastern Turkey…

Notes from the popular news in agenda of Turkey on 08/03/2008;

- Access to YouTube is banned again for internet users in Turkey by public court due to a video insult on Turkish Republic.
- International Women Day – Less Violence, More Participation? No Development…
- Lokmacı Gate/Ledra Gate is to be down on Greek side of Nicosia.? (It is down by April 2008)
- A new evaluation report about the journalists and newspapers of Turkey by Turkish Armed Forces is revealed.
- Turkey is now discussing the case on the closing AKP, the government party which got 47% of the vote in July 2007. The case is opened by the Supreme Public Attorney.
- New soldier and rebel killings in southeastern Turkey…

What is changing?

Just the dates are changing...?

~~~~~~

Friedrich Nietzsche says...

"You have your way... I have my way... As for the right way, the correct way, it doesn't exist..."

-- Friedrich Wilhelm Nietzsche (philosopher and classical philologist) [1844-1900] .

Popular Posts

Paul Valéry says...

"That which has been believed by everyone, always and everywhere, has every chance of being false. / Herkes tarafından doğru kabul edilen şeyler büyük olasılıkla yanlıştır."

-- Paul Valéry (poet, essayist, and philosopher) [1871-1945]

Frantz Fanon says...

"In the world through which I travel, I am endlessly creating myself."

-- Frantz Fanon (psychiatrist, philosopher, revolutionary and author) [1925-1961].

Alain says...

"Nothing is more dangerous than an idea, when a man has only one idea." /\

"One of the hardest things in the world is saying the thing said everyone says with a thinking. /Dünyanın en zor şeylerinden biri, herkesin düşünmeden söylediğini, düşünerek söylemektir."

Alain, (poet and philosopher) [1868 - 1951].

LAST.FM LIST